EuroBasket’in tadı henüz damağımızı terk etmemişken Avrupa basketbolunun kulüp tarafındaki zirvesi EuroLeague geldi çattı. Maçlar başlamadan günler önce, S Sport’ta EuroLeague spikerliği yapan dostumuz Engin Efe Uçar ve aynı kanalda EuroLeague izleyiciliği görevini sürdüren Ödül Bostan oturdu ve gelecek sezondan beklentilerini konuştu.
Ödül Bostan: Abi istersen son şampiyonla başlayalım. Fenerbahçe Beko’da şampiyon takımdan değişiklikler oldu: Sertaç, Guduric ve Nigel Hayes-Davis’in yerine Mikael Jantunen, Talen Horton-Tucker, Brandon Boston Jr. ve Armando Bacot eklendi. Bu takımın guard ve uzun rotasyonunda iki yıldır olduğu gibi yine sıkıntı var. Öte yandan da son şampiyon olarak geliyorlar bu sezona. Senin Fenerbahçe hakkındaki görüşlerin neler?
Engin Efe Uçar: Fenerbahçe’nin geçtiğimiz yıl bir ana guard eksikliği vardı. Önceki sezonun yarısında Errick McCollum transferiyle, Devon Hall’un sene sonuna doğru üstlendiği rolle, Melli, Nigel ve Guduric üçlüsünün oyunuyla o sorun biraz çözülmüştü. Bu yıl Wilbekin sakatlıktan dönecek tabii, o da katılacak guard rotasyonuna. Yine de Fenerbahçe topu bir numarada kime emanet edecek, o biraz soru işareti.
Onun haricinde Talen Horton-Tucker ve Brandon Boston, Avrupa’ya uyum sağlarlarsa skorer olarak çok rahat katkı verebilecek isimler. Ama belki de Fener’in en önemli yaz transferi Tarık’ın takımda kalması. Fenerbahçe’den ben yine kötü olmayan bir sezon bekliyorum açıkçası. Hedefi en baştan “şampiyonluğu koruyacağız” diye koymadan, “önce kendimizi play-off’a atalım, play-off’tan sonra eşleşmelere göre ilerleriz” mantığıyla gidilebilir.
Bu isimler haricinde Armando Bacot fena gözükmüyor. Jantunen bence çok iyi bir yan parça; koç Sarunas Jasikevicius’un sistemine de çok uygun bir isim. Fener’in kimlere güvenip kimlere güvenemeyeceğini yolda seçerek ilerleyeceği bir yıl olacak. Fenerbahçe’nin ben normal sezonda ilk dört veya ilk altı içerisinde kalacağını ve play-off yapacağını düşünüyorum.
ÖB: Bu takımın yolda düzüleceğine ben de katılıyorum. Geçen sene de öyle olmuştu, Errick McCollum sezonun sonunda takıma eklenmişti.

EEU: Ama Fener’de en büyük avantaj her zaman koç. Yani Jasikevicius’u geçen sene gördük, yoktan var edebilen bir koç. Bu kadro da oynayabileceği, jonglörlük yapabileceği bir kadro. Jasikevicius’un en büyük sorunu her zaman finale kadar gelip finalde işi bitirememesiydi. Geçen seneki finalde onu da çok güzel yaptı. O yüzden Fener yine bu sene EuroLeague’de dikkat edilmesi gereken 4-5 takımdan biri olacak.
ÖB: Benim de endişelerim var Fenerbahçe’nin topu kime emanet edebileceği konusunda. Jantunen ve Bacot ile uzun rotasyonu güçlendirilse de, Nicolo Melli’nin yaşı itibariyle bu takımın yıldız bir uzunu olduğunu düşünmüyorum. Öte yandan dediğin gibi, Jasikevicius bu tarz kadrolarla oynamayı çok iyi biliyor; geçen sene de öyle şampiyon oldu zaten.
EEU: Buradan Efes’e bağlayayım. Bence benzer bir sorun Anadolu Efes’te de var. Efes’in guard rotasyonunda Larkin’in yanına PJ Dozier geçtiğimiz yıl çok iyi bir ekleme oldu, takıma biraz daha ağırbaşlılık getirdi. Yeni eklemelerden Nick Weiler-Babb saha generali olacak bir oyuncu değil, Isaia Cordinier de biraz daha kanat rotasyonuna kayacak. Jordan Loyd transferi bence Efes’e en azından topu yere vurma konusunda bir katkı verecek ama takım yönetimi neredeyse tamamen Shane Larkin’in üzerine kalmış durumda. Fener’e kıyasla kanat rotasyonu en azından daha garanti isimlerden oluşuyor.
Ama bence Efes’te en büyük sıkıntı uzun pozisyonu olacak. Vincent Poirier’nin seneye sakat giriyor olması büyük bir sıkıntı. Poirier dönene kadar 3-4 aylık bir süre var. Yeni gelen Giorgios Papagiannis, EuroLeague’de ancak belirli eşleşmelere karşı oynayabilecek bir isim. Kai Jones, NBA kariyeri boyunca kendisini sahadaki en iyi oyuncu ilan eden bir isimdi; Kokoskov’un onunla biraz uğraşması gerekebilir. Bryce Dessert da bir yatırım transferi, ondan ne alınır bilemiyorum. Cole Swider transferinden ise memnunum Efes’in. Keskin şutörlüğüyle ön plana çıkacaktır bu sezon.

ÖB: Efes’ten gidenler de çok önemli isimlerdi: Daniel Oturu ve Elijah Bryant.
EEU: Oturu, hem pota altında sertlik katıyor hem de hücumda içeri devrilmeleriyle tehdit yaratıyordu. Jones ve Dessert’tan o katkıyı bekleyecekler. Elijah Bryant’ın yokluğu bizi Larkin konusuna geri getiriyor. Takımın tek saha generali Larkin olacak, Elijah Bryant o işi yapabilen bir isimdi. Benim Efes hakkındaki iki çekincem, oyun kurma konusu ve Poirier dönene kadar pota altındaki sertliği nasıl sağlayacakları. Onun dışında güvenebileceğiniz bir kadroları var. Koç Igor Kokoskov tabii ki en büyük değişiklik. Fenerbahçe’de istenilen performansı verememişti ve tatsız ayrılmıştı. Ama Kokoskov’un oynatabileceği bir kadro bu.
Ben Efes’in de yine hedefi play-off olarak koyabileceğini, en kötü ihtimalle play-in oynayacağını düşünüyorum. Sene içerisinde top paylaşım durumuna göre belki bir kısa transferi daha yapmaları gerekebilir ama Efes, kağıt üzerinde sağlam bir kadro olarak gözüküyor.
ÖB: İstersen buradan geçen sezon Final Four yapmış iki komşu takımına geçelim. Panathinaikos, Ergin Ataman ve milli oyuncularımızla bize daha yakın taraf. Bir TJ Shorts hamleleri oldu, geçen sezon EuroLeague’i kasıp kavuran bir guard. Dahası, Shorts guard dolu bir takıma geldi – ki Kendrick Nunn ve Kostas Sloukas EuroLeague’in en çok maaş alan on oyuncusundan ikisi. Üzerine Jerian Grant’i de kadroda tuttular. Bir büyük transfer de uzun pozisyonuna gelen Richaun Holmes oldu.
EEU: Tabii Panathinaikos’ta bu isimlerin yanında büyük bir transfer de sağlıklı bir Mathias Lessort olacak. Ergin Ataman’ın geldiği sezon kazanılan EuroLeague’de Lessort’un pota altında kurduğu üstünlük çok önemliydi. Onun sağlık durumu kritik olacak. Holmes’un EuroLeague’e ne kadar uyum sağlayabileceği konusunda ise şüpheliyim. Her Amerikalının Avrupa’ya ilk geldiğinde bir bocalama durumu oluyor. Holmes’un pozisyonu için biraz kısa olduğu da bir gerçek. Avrupa’da ‘undersize’ uzunlar hâlâ çok iş yapamıyor. Kyle Hines ve Bryant Dunston bunun istisnaları ama onlar da çok özel savunmacılardı.
ÖB: İkisi de hem sert, hem çok zeki oyunculardı.
EEU: Holmes’un savunması Avrupa’da o kadar ön plana çıkar mı emin değilim. Tabii Ömer Faruk Yurtseven için iyi olmadı bu transfer. Onun dışında, geçtiğimiz sezon bir kanat eksiklikleri vardı; Cedi ve Juancho’ya çok yük kalıyordu. Cedi bu sezona sakat giriyor. Orada Rogkavopoulos’un eklenmesi bence önemli. Ama en önemli nokta, TJ Shorts. Belki de bu yaz Avrupa’daki en önemli transfer. Ama ben, TJ Shorts’un ‘Ergin Ataman guardı’ dediğimiz guard olduğundan çok emin değilim açıkçası.
Ergin Hoca’nın başarılı olduğu her kadroda saha içerisinde topu emanet ettiği ve ‘saha içerisindeki koç’ olarak belirlediği isimler var: Beşiktaş ve Galatasaray’da Carlos Arroyo, Efes’te Micic-Larkin ikilisi. Burada o işi Sloukas ve Nunn’la yapıyordu. TJ Shorts ise çok özel bir sistemden geliyor. Shorts’la Ergin Ataman basketbolu birbirine nasıl uyum sağlayacak? O konuda şüphelerim var.

Öte yandan Ergin Ataman, TJ Shorts’a EuroLeague’de en fazla özgürlük verebilecek koçlardan biri. Zaten Ergin Ataman’ın alamet-i farikası oyunculara o özgürlük alanını verebilmesi. Onun dışında takımın kimliğini oluşturan oyuncuları, kemik ekibi duruyor. O yüzden genel kadroya baktığımda Panathinaikos’un eksiklerine nokta atışı hamleler yaptığını düşünüyorum. Ama bu eklemeler Ergin Ataman’ın sisteminde kendilerine ne kadar yer bulabilecek o benim için bir soru işareti. Sen bu konuda ne düşünüyorsun bilmiyorum.
ÖB: Ben sana kıyasla TJ Shorts-Ergin Ataman uyumunun biraz daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Ergin Hoca oyuncularla ilişkide, onlardan verim alma konusunda hakikaten yıldız bir hoca; belki ligin en iyisi. Geçen sezon rotasyonları ve dakika dağıtımını sık sık üç guardla oynayarak çözüyordu ama zaten çok kalabalık bir guard rotasyonuna TJ Shorts’u eklediler. İki ve üç numarada da kalabalık bir rotasyon var, koç tüm bunları nasıl idare edecek çok merak ediyorum. Ama bence kağıt üzerinde bu kadro için ‘EuroLeague’in en iyi kadrosu’ demekte hiçbir sakınca yok.
EEU: Katılıyorum. Yunanistan’ın diğer ekibi Olympiakos’a bakacak olursak, onlar da Sasha Vezenkov-Evan Fournier ikilisi başta olmak üzere kadroyu çoğunlukla korudu. Olympiakos için geçen sezonun en büyük soru işareti Fournier’nin yanına koyacakları guardın kim olacağıydı. Koç Georgios Bartzokas, her maç kimi iyi görürse onunla oynuyordu ama bu isim her maç değişiyordu. Oraya bir Frank Ntilikina hamlesi geldi ama yine de Fournier’in yanındaki guardın kim olacağı maçtan maça değişecektir. Uzun pozisyonunda Moustapha Fall’un sezonun büyük bir kısmını kaçıracak olması büyük bir kayıp. O pozisyonda Nikola Milutinov’u tuttular ve yanına Donta Hall’u eklediler. Burada bir fizik eksikliği olabilir ama Hall ve Milutinov’la o açığı yamamayı başarmışlar gibi duruyor. Tyson Ward eklemesinden çok memnunum, bu kadroya çok iyi oturabilecek, ‘tutkal’ bir oyuncu.
Bu hamleler dışında, Avrupa basketbolunda başarı için birinci faktör süreklilik. Bu takım artık buna sahip olacak. Guard rotasyonu ve Fall’un sakatlığıyla oluşan soru işaretleri bir tarafa; Ward eklemesiyle birlikte bu takımdan yine iyi bir normal sezon, belki bir normal sezon birinciliği bekliyorum. Ama kritik maçlara, kader maçlarına geldiğimizde; Fournier-Vezenkov ikilisinin karnesi hiç parlak değil. Olympiakos için kesin play-off, hatta play-off eşleşmesine göre kesin Final Four takımı bile diyebiliriz. Ama oraya geldiklerinde eli titreyen Vezenkov ve Fournier’nin yanına güvenilir bir oyuncu koyabilecekler mi, o maçları kazanabilecekler mi emin değilim.

ÖB: Son yorumuna kesinlikle katılıyorum. Ben bu kadroda o anları oynayabilecek bir isim göremiyorum. Bu da, koçun Vezenkov’un yine kritik bir maçta tek haneli sayıda kalmaması için duacı olmaktan başka bir şansı olmadığı anlamına geliyor. Son finalist Monaco da Nikola Mirotic’le büyük bir hamle yaptı ve kadronun çoğunu korudu.
EEU: Tabii ki onlarda flaş transfer Mirotic oldu. Ama Mike James ve Daniel Theis’ı tutabilmeleri de bir o kadar önemli. Onlar da devamlılıklarına sırt yaslayacaklar. Theis ve koç Vassilis Spanoulis sonrası takımın yeni kimliğine Nikola Mirotic ne kadar adapte olabilir göreceğiz. Oldukça derin bir kadrolar ve çok az değişiklikle geliyorlar.
ÖB: Buradan senin de çok beğendiğin Alpha Diallo’ya selamlarımızı iletelim ve zirveyi hedefleyen iki İspanyol takımına geçelim. Real Madrid’de bir koç değişikliği oldu…
EEU: En büyük değişiklik o zaten. Sergio Scariolo, uzun bir aradan sonra kulüp takımı koçluğuna döndü. Açıkçası ben, koçun kulüp takımına dönüşte sıkıntı yaşayabileceğini düşünüyorum. Onun dışında bu takımın en büyük sorunu, Campazzo geri gelmiş olsa bile onun haricinde eline güvenebilecekleri bir guard bulmaktı. Oraya çok iyi bir sezon geçirmiş olan Theo Maledon hamlesi yapıldı. Eğer formunu sürdürürse, Madrid’in en büyük sorununa cevap olabilecek bir isim. Yeni transferler Gabriele Procida ve David Krämer, takımdan ayrılan Dzanan Musa’nın rolünü almak durumunda. Trey Lyles’ın çok iyi bir Avrupa kariyeri olabileceğine inanıyorum. Scariolo kulüp çalıştırmaya tekrar adapte olabilir ve Maledon hamlesi sonuç verirse, diğer transferlerle birlikte ben Real’in bu sene net bir Final Four adayı olacağını düşünüyorum.
ÖB: Dediğin gibi takımda yeni bir koç ve yeni bir guard var. Ama Amerika’dan gelen Chuma Okeke de Trey Lyles da Avrupa’da çok başarılı olabilecek isimler. Ben bu yıl Madrid’den daha iyi bir sezon bekliyorum. Ülke içinde kalıp Barcelona kısmına geçelim diyeceğim ama, Barcelona’ya bakmasak daha iyi sanki…
EEU: Barcelona’nın durumu gerçekten iç açıcı değil. Geçen sezon Kevin Punter’ın taşıdığı takıma 2025 yılında Bologna’dan Tornike Shengelia ve Will Clyburn’ü eklemek… Bilemiyorum. Koç Joan Penarroya bence geçen sezon elindeki kadroyla çok iyi iş yaptı. Sene başı Nicolas Laprovittola’nın sakatlığı da onları çok sarsmıştı, onun dönüşü de takımı biraz yükseltecektir. Ama bu saatten sonra Shengelia-Clyburn ikilisine takım emanet etmek bence akıl karı bir iş değil. Yine de Punter, Tomas Satoransky ve sakatlıktan dönen Laprovittola kısa üçlüsü onları başaltı bir takım yapacaktır.
ÖB: Bu sezon EuroLeague’de takım sayısı yirmiye çıkarıldı ve lige iki yeni takım katıldı: Hapoel Tel-Aviv ile Dubai Basketball. İki takımın da lige eklenmesi çok büyük soru işaretleri getiriyor haliyle. 2025 yılında EuroLeague’e bir İsrail takımı eklemek en hafif tabirle devasa bir etik sorun. Dubai’nin de sadece parası nedeniyle buraya alındığı açık, ki onların da paralarıyla çok masum işler yapmadıkları ortada. İşin parke kısmında ise Hapoel Vasilije Micic’e Avrupa’daki açık ara en büyük kontratı verdi. Micic de hem mental hem de fiziksel olarak felaket bir EuroBasket geçirdi. Bu iki takım hakkında söylemek istediğin bir şey var mı?
EEU: Avrupa’daki her organizasyonun yaptığı gibi EuroLeague de sadece kendisi için pozitif olan noktalara odaklanıyor. Maalesef artık hepimizi alıştırdıkları standartta bir karar oldu bu takımların eklenmesi. İki takım da çok toplama kadrolar kurdu. Hapoel’de üç pivot var ve hepsi ilk beş olmaya aday isimler, onların arasında dakika dengesi bulmaları zor olacak. Vasilije Micic günündeyse Avrupa’nın en iyi oyuncusu olmaya aday bir isim, ama EuroBasket sonrası çok büyük soru işaretleriyle geliyor. Yanında da çok dağınık, verim alması zor bir guard rotasyonu var. Koç Dimitris Itoudis’in elinde hem geniş hem de çok sorunlu bir kadro olacak. Dubai de benzer şekilde toplama bir kadro.
ÖB: Bence Hapoel’den çok daha toplama bir kadro bu. Şu rotasyonların haline bak…
EEU: Evet, yine ilk beş oynamak isteyecek iki pivot, yedeklerinde de Sertaç Şanlı var; buradan düzenli bir rotasyon çıkarmak kolay değil. Her pozisyonda iki-üç tane sağlam oyuncu var gibi ama hepsinin soru işaretleri var. Filip Petrusev-Dzanan Musa ikilisi hücumu üzerine inşa edebileceğiniz isimler, ama ikisi de ana oyuncu oldukları zaman beklentilerin altında kalan isimler.
ÖB: Yeni eklenen son takım da ALBA Berlin’in yerine gelen Valencia oldu.
EEU: Ben o eklemeden memnunum. Bence EuroCup’ı kazanması gereken takımdı Valencia. Koç Pedro Martinez’in çok yüksek tempolu ve beş dışarıda oynattığı bir takım bu. Geçtiğimiz sezon Paris’in EuroLeague’e getirdiği hareketliliği bu yıl Valencia getirebilir. Çok yüksek tempo ve çok rotasyonla takımları şaşırtıp play-in potasına oynayabileceklerini düşünüyorum.
ÖB: Benim izlediğim, bildiğim bir takım değil ama senin tavsiyenle EuroLeague’de kesinlikle izleyeceğim bir takım olacak. Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?
EEU: Her transfer döneminde kadrolar kağıt üzerinde güçlenir. Heyecanlı bir sezon olacak. İnşallah sakatlıkların olmadığı, sağlıklı bir sezon olur. Temsilcilerimiz kafaya oynadıkça EuroLeague’den aldığımız keyif de artıyor. Bol keyifli bir sezon olmasını diliyorum.
NOT: Bu sohbet, EuroLeague’in sezon açılışı basın toplantısından önce gerçekleştirilmiştir. 29 Eylül’deki basın toplantısında EuroLeague CEO’su Paulius Motiejunas, İsrail kulüplerinin turnuvadan uzaklaştırılması hakkında bir soruya “Bu durumlardaki yaklaşımımız diğer spor organizasyonlarını takip etmek olmuştur. UEFA bir futbol kurumu, ama bu kadar büyük bir organizasyon bu yönde bir karar alırsa; bu bizim kararımızı da etkiler.” diyerek İsrail takımlarının turnuvadan yasaklanması ihtimalini açık bıraktı.

Bir yanıt yazın